Sektör Haberleri · Sezer Atakan · · 3 dk okuma
Bildiğiniz üzere biyomedikal sektöründeki cihazların veri akışı uzun zamandır dijitalleşme yolunda. e-Nabız kurulduktan sonra adım adım hasta verileri ve cihaz verileri bir entegrasyonda toplanıp kişisel dijital arşiv oluşturuldu. Bununla birlikte hastanelerin SGK'dan, hastalar üzerinden olmayan işlemleri varmış gibi gösterip maliyet kazanmasını engellemek ve yine bununla birlikte yoğun bakımlar başta olmak üzere hasta yataklarındaki doluluklar takip edilebilir oldu.
Süreç, önce laboratuvar sonuçlarının sisteme aktarılması ile başladı. Arkasından X-ray cihazları, radyoloji cihazları derken bu yolculuk artık hastanın hastaneye adım atmasından itibaren çıkış yaptığı ana kadar her şeyini kayıt altına alan bir yapıya dönüştü.
En son, yoğun bakımlardaki ventilatör ve hasta başı monitörlerinin anlık verilerinin kayıt altına alınması ile devam etti.
Hasta güvenliği ile birlikte burada hekim güvenliği ve kurumların güvenliği söz konusu oldu.
Bu konuda şöyle bir hatıram da olmuştur:
Bir hasta dosyası için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'ne biyomedikal (ben), medikal muhasebe ve mesul müdür ile gidip dosyaları sistem ile karşılaştırdık. Oradaki kurul, bizim dosyaya işlediğimiz veriler ile sistemdeki verilerin doğruluğunu karşılaştırdı. Eğer sistemdeki veriler hasta dosyasındaki ile örtüşmüyorsa faturalandırılmıyor ve kurum zarar ediyor. Üstüne üstelik bu birkaç dosyada çıkarsa uyarı cezası, tekrarlanırsa para cezası oluyor.
Biyomedikal departmanları bu süreçte farklı bir pozisyona evrilmek durumunda kaldı.
Bu süreçte biz biyomedikaller, eskiden kurum, hekim ve hemşirelik hizmetleri arasında bir bağlantı olurken; şimdi meslektaşlarım kurum, hekim ve hemşirelik hizmetlerinin yanı sıra bilgi teknolojileri ve yeri geldiğinde medikal muhasebe ile de bir organizasyonun içinde olmak durumunda.
Cihazlarda DICOM, Worklist ve PACS sistemlerinde bilgi işlem dostlarımızla iş birliği içindeyiz. Veri akışında yaşanan aksaklık, medikal muhasebenin faturalandırma yapamaması ve kurumun maddi kaybı olması ihtimalini doğurduğu için burada da medikal muhasebe ve IT departmanı ile koordineli çalışıyoruz.
Ve yine bu bağlamda yeni cihaz tedarik sürecinde HL7 desteği, DICOM ve Worklist olmazsa olmaz oluyor.
Aldığım duyumlarda EKG, NST, Holter gibi cihazlarda da teleradyoloji zorunluluğunun 2028'de olacağı yönünde. Zaten hâlihazırda uyumlu cihazlar var; şu an zorunlu olmayan muaf, ama bu 2028'de istisnasız hepsinde zorunlu olacak. Bu yüzden yeni alım yapacak meslektaşlarımın bunlara dikkat etmesi önemli.
Her geçen gün biyomedikalin iş yükü dallanıp budaklanırken, aynı oranda değerinin anlaşılmaması üzüntü verici.
Sizler de deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Tüm meslektaşlarım ve paydaşlarına saygılarımla.
Bu yazı Sezer Atakan tarafından kaleme alınmıştır.
Etiketler: Klinik Mühendislik, Biyomedikal Mühendislik, Dijitalleşme, HBYS, DICOM, Hastane Teknolojileri