Tıbbi Cihazlarda Yeni Dönem: Artık Sadece Güvenli Çalışması Yetmiyor, Siber Olarak da Güvenli Olmalı

Teknoloji · Biyomex Medikal · · 5 dk okuma

Yıllardır tıbbi cihaz sektöründe kalite, güvenlik ve performans denildiğinde aklımıza ilk olarak elektriksel güvenlik testleri, EMC testleri, kalibrasyon ve bakım süreçleri geliyordu.


Ancak teknoloji hızla değişiyor. Bugün bir hasta monitörü, MR cihazı, ventilatör, infüzyon pompası veya laboratuvar analizörü artık sadece elektronik bir cihaz değil; aynı zamanda hastane ağına bağlanan, veri paylaşan, uzaktan güncellenebilen ve yazılım ile yönetilen bir bilgisayar sistemi haline geldi. Bu dönüşüm, beraberinde yeni bir soruyu da gündeme getiriyor: “Bu cihaz siber saldırılara karşı ne kadar güvenli?”


Siber Güvenlik Artık Bir Tercih Değil


Bir tıbbi cihazın doğru ölçüm yapması elbette çok önemlidir. Ancak cihazın kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilebilmesi, yazılımının değiştirilebilmesi veya hasta verilerinin dışarı sızdırılabilmesi de en az bunun kadar kritik bir güvenlik problemidir.


Bu nedenle günümüzde tıbbi cihaz güvenliği üç temel başlık altında değerlendirilmektedir:



Özellikle ağ bağlantılı cihazlarda üçüncü başlık artık vazgeçilmez hale gelmiştir.


Hardware ve Software Siber Güvenlik Testleri Nedir?


Siber güvenlik yalnızca antivirüs programlarından ibaret değildir. Bir tıbbi cihazın güvenliği iki farklı açıdan değerlendirilmelidir.


Hardware (Donanım) Siber Güvenlik Testleri


Bu testler cihazın fiziksel donanımına yönelik saldırıları değerlendirir. Örneğin;


• USB portundan cihaz ele geçirilebilir mi?
• Debug portları korunuyor mu?
• Firmware fiziksel olarak okunabiliyor mu?
• Secure Boot kullanılıyor mu?
• Şifreleme anahtarları güvenli şekilde saklanıyor mu?
• Bellek içerikleri dışarı çıkarılabiliyor mu?


Bu testlerin amacı, cihaz fiziksel olarak ele geçirilse bile güvenliğini koruyabilmesini sağlamaktır.


Software (Yazılım) Siber Güvenlik Testleri


• Yetkisiz erişim mümkün mü?
• Parolalar güvenli mi?
• Firmware güncellemeleri doğrulanıyor mu?
• Ağ haberleşmesi şifreli mi?
• Güvenlik açıkları bulunuyor mu?
• Penetrasyon testleri gerçekleştirildi mi?


Amaç; cihazın uzaktan saldırılarla ele geçirilmesini veya hasta verilerinin tehlikeye girmesini önlemektir.


MDR Bu Konuya Nasıl Yaklaşıyor?


Avrupa Birliği Tıbbi Cihaz Regülasyonu (MDR), üreticilerin siber güvenlik risklerini yaşam döngüsü boyunca yönetmesini beklemektedir. Bu kapsamda üreticiler;


• Siber güvenlik risk analizi yapmak,
• Riskleri azaltacak teknik önlemleri uygulamak,
• Güvenli yazılım geliştirme süreçlerini oluşturmak,
• Güvenlik açıklarını takip etmek,
• Yazılım güncellemelerini güvenli şekilde yönetmek


zorundadır. Yani artık siber güvenlik, teknik dosyanın ayrılmaz bir parçasıdır.


Peki Hastaneler Bu Sürecin Neresinde?


Bugün birçok satın alma şartnamesinde; CE Belgesi, EMC Test Raporu, Elektriksel Güvenlik Testi ve Kalibrasyon Belgeleri istenmektedir. Yakın gelecekte bunlara aşağıdaki belgelerin de eklenmesi kaçınılmaz görünmektedir:


• Cybersecurity Assessment Report
• Hardware Cybersecurity Test Report
• Software/Firmware Cybersecurity Test Report
• Vulnerability Assessment Report
• Penetration Test Report


Çünkü hastaneler artık yalnızca bir cihaz satın almıyor. Aslında kendi bilgi işlem altyapısına yeni bir ağ cihazı ekliyor.


Teknik Şartnameler Değişmek Zorunda


Bana göre önümüzdeki yıllarda üniversite hastaneleri, şehir hastaneleri ve uluslararası satın alma süreçlerinde teknik şartnamelere aşağıdaki gibi maddelerin eklenmesi yaygınlaşacaktır:


• Üretici, cihazın siber güvenlik risk değerlendirme raporunu sunmalıdır.
• Donanım ve yazılım siber güvenlik testlerinin gerçekleştirildiği belgelendirilmelidir.
• Güvenlik güncellemeleri yaşam döngüsü boyunca sağlanmalıdır.
• Firmware yalnızca doğrulanmış yazılımlarla güncellenebilmelidir.
• Kritik güvenlik açıklarının yönetim süreci tanımlanmış olmalıdır.


Bu yaklaşım hem hasta güvenliğini artıracak hem de hastane bilgi sistemlerinin korunmasına katkı sağlayacaktır.


Türkiye İçin Yeni Bir Uzmanlık Alanı


Elektriksel güvenlik testleri ve EMC testleri yıllardır tıbbi cihaz sektörünün vazgeçilmez bir parçasıdır. Benzer şekilde, önümüzdeki dönemde Hardware ve Software Siber Güvenlik Testlerinin de standart uygunluk değerlendirme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olacağını düşünüyorum.


Bu durum yalnızca üreticiler için değil; test laboratuvarları, biyomedikal mühendisleri, siber güvenlik uzmanları, hastane biyomedikal birimleri ve satın alma komisyonları için de yeni bir uzmanlık alanı oluşturacaktır.


Sonuç


Dijitalleşen sağlık sistemlerinde güvenlik artık yalnızca cihazın çalışmasıyla ölçülmüyor. Asıl soru şudur: “Bu cihaz siber saldırılara karşı ne kadar dayanıklı?”


Yakın gelecekte tıbbi cihazların teknik yeterliliği değerlendirilirken yalnızca performansı değil, siber güvenliği de temel kriterlerden biri olacaktır. Bu nedenle üreticilerin, hastanelerin ve sektör profesyonellerinin bugünden bu dönüşüme hazırlanması gerektiğine inanıyorum. Çünkü geleceğin güvenli hastaneleri, yalnızca kaliteli cihazlarla değil, aynı zamanda siber güvenliği doğrulanmış cihazlarla inşa edilecektir.

Sık Sorulan Sorular

Tıbbi cihaz güvenliği bugün kaç başlıkta değerlendiriliyor?
Üç başlıkta: elektriksel güvenlik, fonksiyonel güvenlik ve siber güvenlik. Yıllarca ilk ikisi yeterli sayılıyordu; ağ bağlantılı cihazlarda üçüncü başlık artık vazgeçilmez hâle geldi.
Bir cihazın doğru ölçüm yapması güvenli olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Cihazın doğru ölçmesi elbette kritik, ancak kötü niyetli kişilerce ele geçirilebilmesi, yazılımının değiştirilebilmesi veya hasta verilerinin dışarı sızdırılabilmesi de en az onun kadar ciddi bir güvenlik problemi. Bugün hasta monitörü, MR, ventilatör, infüzyon pompası veya laboratuvar analizörü yalnızca elektronik cihaz değil; hastane ağına bağlanan, veri paylaşan, uzaktan güncellenebilen bir bilgisayar sistemi.
Siber güvenlik antivirüs kurmaktan ibaret mi?
Hayır. Güvenlik iki ayrı açıdan değerlendirilmeli: donanım tarafında USB ve debug portları, firmware okunabilirliği, Secure Boot, şifreleme anahtarlarının saklanması ve bellek içeriğinin dışarı çıkarılabilirliği; yazılım tarafında ise ağ üzerinden erişilebilen tüm bileşenler.

Etiketler: Tıbbi Cihazlar, MDR, Siber Güvenlik, Donanım Güvenliği, Yazılım Güvenliği